tarafından

İnternet Parası için Dilenen Öğrenciler Var

http://www.haber7.com/haber/20091115/Internet-parasi-icin-dilenen-ogrenciler-var.php

Erzurum’da okula gitmek üzere evden çıkan ve 6 gün sonra cesedi bulunan Musa Kang’ın, ‘Metin2’ adlı oyun nedeni ile kaçırıldığı iddiası gözleri internet oyunlarına çevirdi.

İnternet kafelerin en iyi müşterisi olan ilköğretim öğrencilerinin para hırsını da tetikleyen oyunları oynamak için dilendiği bile ortaya çıktı. Öğrencileri kafelerden uzak tutmak için dedektif gibi internet kafeleri gezen İstanbul’daki Ayhan Şahenk İlköğretim Okulu Müdürü Ergün Nart, internet bağımlısı ortaokul öğrencisi A.Y.’nin havaalanında dilendiğini, havaalanı yetkililerinin kendisini arayarak haber verdiğini anlatıyor. A.Y.’yi defalarca internet kafeden çıkardığını söyleyen Nart, durumu aileye aktardıklarını ancak bir sonuç alamadıklarını belirtiyor. Fatma Süslügil İlköğretim Okulu Müdür Yardımcısı Zekayi Yılmaz da benzer bir vaka ile karşılaştığını ifade ediyor. Dördüncü sınıfa giden iki öğrencinin Topkapı’da bir firmaya giderek kitap, defter alamadıklarını bu yüzden okula gidemediklerini anlatarak ağlayarak para istiyor. Yılmaz, ertesi gün firma yetkilisinin okula gelerek bu iki çocuk hakkında bilgi istemesi üzerine durumu öğreniyor.

İnternet kafeler sabah 06.30’da açılmasın

Konuştuğumuz okul müdürleri, internet parası için dilenen öğrencilerin yanı sıra su, kâğıt mendil satarak, insanları tartarak, para kazanmaya çalışan bu çocukların çoğunun internet kafelerin müdavimi olduğuna dikkat çekiyor. İnternet kafelerin sabah 06.30’da açıldığına, birçok öğrencinin ailesine ‘okula gidiyorum’ diyerek gününü kafelerde geçirdiğine işaret eden okul müdürleri, “Bu işyerlerinin sabah erken saatlerde açılmasına izin verilmemeli. Okulların karşısında bir sürü internet kafe var. Çocuklarımızın geleceği için internet evlerine denetim sıklaştırılmalı.” diyor.

İnternet kafelerin müdavimi olan on binlerce öğrenci okullarında da devamsızlıktan kalma tehlikesi yaşıyor. Devamsızlıkların artması üzerine öğretmenler durumu okul müdürleriyle paylaşıyor. Birçok okul müdürü, oyun bağımlısı öğrencileri alışkanlıklarından vazgeçirmek için çare arayışında. Öğrenciler derse girdikten sonra mahalle aralarını, civardaki internet kafeleri gezen okul müdürleri, kafelerde yakaladıkları çocukları doğruca okula getiriyor. Gözlemlerini Zaman’a aktaran okul müdürleri kafelerde hep aynı öğrencilere rastladıklarını belirtiyor. Çocukları okula götüren müdürler, internet kafe sahipleriyle karşı karşıya kalıyor.

Kafe sahibi, müdürü tehdit etti

Ayhan Şahenk İlköğretim Okulu Müdürü Ergün Nart, bazı kafe sahiplerinin kendilerinden hoşlanmadığını, kafeden müşterileri kaçırdığı iddiasıyla tehdit bile aldıklarını söylüyor. Bir başka okul müdürü, kafe sahibinin kendisini ayaklarına kurşun sıkmakla tehdit ettiğini belirtiyor. Ergün Nart, öğrenciler okula gelmediğinde mutlaka aileyi aradıklarını ama bazı ailelerin bu konuda bilinçsiz olduğundan yakınıyor. Nart, her hafta öğrencilerin evlerine devamsızlık raporu gönderdiklerini ancak ailelerin çocukların takibini yapmadığını dile getiriyor. Rehber öğretmen Hatice Özdemir de okul olarak bir an evvel velileri bilinçlendirme seminerleri düzenleyeceklerini aktarıyor. Özdemir, bu konuda acilen çözüm beklediklerini, bağımlılık yapan oyunların kontrolsüz kullanımını ortadan kaldırmaya yönelik tedbirlerin alınması gerektiğinin altını çiziyor.

Okul yönetimleri, öğrencilerin devamsızlıktan sınıfta kalmalarına sebep olan internet bağımlılığına karşı emniyetten yardım istiyor. Müdürler internet kafe sahiplerinin çeşitli uyarılarıyla karşı karşıya kaldığından kafeleri çocuk polisine şikayet ediyor. Denetledikleri kafede 12 yaşın altında çocuklar varsa ve bilgisayarlarda filtreleme programları yoksa polis tutanak tutuyor. En düşük 10 bin, en yüksek 50 bin lira olmak üzere para cezası kesiyor.

Bağımlılık nasıl anlaşılır?

Yediden yetmişe herkesin hayatında büyük bir yer tutan internet, çeşitli hastalıkları da beraberinde getiriyor. Bilgisayar başında sabahlayanlar, tüm işlerini bırakıp internete kendini kaptıranlar bağımlı olduğunun farkında bile değil. Sosyal iletişim ağı düşük olan insanlarda internet bağımlılığı riski artarken uzmanlar, bağımlılığın kendine özgü bir sistem oluşturduğuna ve içinden çıkılmaz bir hal aldığına dikkat çekiyor. ‘Ben bağımlı değilim’ diyen birçok insan aslında internet bağımlısı. Peki, internet bağımlısı olduğunuzu nasıl anlarsınız?

Eve gider gitmez hemen bilgisayarınızın başına oturuyorsanız.

Gereğinden fazla internette oyalanıyorsanız.

İnternette vakit geçirmek için yemek yemeyi, uyumayı ihmal ediyorsanız.

Ailenize ve arkadaş çevrenize vakit ayırmıyor, tüm vaktinizi bilgisayar başında geçiriyorsanız.

Normal yaşamda ilişki kurmakta zorlanıyorsanız ve sanal dünyada kendinizi daha güçlü, mutlu hissediyorsanız,

Aşırı internet kullanımının zarar verdiğinin farkında olup iradenize hakim olamıyorsanız ve masa başından kalkmamakta ısrarcıysanız.

Tüm işlerinizi internette vakit geçirmek için erteliyorsanız bağımlı olduğunuz söylenebilir.

Uzman Psikolog Gözde Hatiboğlu, “Bunlardan herhangi biri görülüyorsa internet kullanımı bağımlılık derecesinde diyebiliriz. İnterneti ihtiyacınız dışında ortalama iki saatten fazla kullanıyorsanız dikkat etmelisiniz.” diyor. Eğer çocuğunuz okula gitmiyorsa, internetten dolayı ders başarısı düşmüşse, yeme ve uyuma bozukluğu yaşıyorsa, asosyal bir hal almışsa bir an evvel doktora başvurmalısınız.

İnternet bağımlılığı için hastanede tedavi oluyorlar

Uyuşturucu, alkol, kumar gibi alışkanlıklardan kurtulmak için tedavi gören hastaların yanı sıra internet bağımlılığından da sıyrılmak için hastaneye yatanların sayısı gün geçtikçe artıyor. İnternet bağımlıları için İstanbul’daki Balıklı Rum Hastanesi Madde Bağımlılığı Kliniği’nde oluşturulan özel üniteye 5 ile 50 yaş arası pek çok insan başvuruyor. Türkiye’de internet en çok gençler tarafından kullanıldığı için 12�18 yaş grubundan hastalar daha yoğun.

İnternetin günlük hayat düzenine zarar verdiği gençlerden birisi de 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Z.H. Babası, Z.H.’nin vaktini sürekli bilgisayarın başında geçirmesinden ve okula gitmeyerek sosyal çevreden kopmasından endişelenerek oğlunu hastaneye götürür. 4 haftadır babasıyla birlikte tedaviye gelen Z.H. telkinler sonucu bağımlı olduğunun bilincine erince tedavi süreci başlar.

Uzman Psikolog Gözde Hatiboğlu’nun verdiği bilgiye göre 21 yaşındaki genç hastaneye ilk geldiğinde, “Bende problem yok!” düşüncesinde imiş. Hatiboğlu, görüşmeler sonucunda kendisinin bilgisayar başında sabahladığını, uykusuz kaldığını, okula gitmediğini hatta doğru düzgün yemek bile yemediğini anlattığını ifade etti. Anlatınca fark etmeye başlamış internet alışkanlığının bağımlılığa dönüştüğünü. İnternetsiz kalınca yoksunluğa girmek gibi bir kriz hali olmadığını söyleyen Hatiboğlu, Z.H.’nin spor yapmaya, arkadaşlarıyla vakit geçirmeye, okula gitmeye başladığını ekliyor ve şimdiki halinin iyi olduğunu belirtiyor.

35 yaşında iki çocuk babası M.S. kumar bağımlılığı şikâyetiyle hastaneye başvurmuş. Ailesinin teşvikiyle tedavi olmayı kabul eden M.S.’nin tedavi sürecinde kumar bağımlılığının yanı sıra internet bağımlısı olduğu da ortaya çıkmış. Dışarıda kumar oynamamak için kendisini eve kapatan M.S., bir süre sonra internetteki kumar sitelerinde kumar oynamaya başlamış. Sabahlara kadar bilgisayar başında kumar oynayıp yüklü paralar kaybeden M.S., bu durumun ciddiyetinin farkına vararak hastaneye tedaviye gelmiş. Bağımlılığı ciddi seviyede olduğu için ailesi tarafından terk edilme durumuyla karşılaşan M.S., 4 hafta hastanede kaldıktan sonra ilaç tedavisinin de etkisiyle hayatına yeni bir yön vermiş. Hastaneyle sürekli irtibat halinde olan M.S.’nin şu anki durumu iyi.

İnterneti yasaklamak tek başına çözüm değil

İnternet bağımlılığının ciddi bir hastalık olduğunu belirten uzmanlar, bu bağımlılığın tedavi edilebilir olduğunu vurguluyor.

Bağımlılıkların temelinde kişinin haz arayışının bulunduğunu söyleyen Uzman Psikolog Gözde Hatiboğlu, internetin kullanım dozu arttığında madde bağımlılığı kadar zarar verdiğine dikkat çekiyor. Her yaştan insanın internet bağımlılığı nedeniyle tedavi olmak istediğini aktaran Hatiboğlu, interneti sınırlamanın ya da tamamen yasaklamanın etkili bir çözüm olmayacağını ifade ediyor. Uzmanlar, bağımlıların enerjilerini atabileceği sosyal kanallara, spora ya da herhangi bir sanat dalına yönelmesi ve sosyal çevreyle güçlü iletişim kurmaları gerektiğine dikkat çekiyor. Bağımlılığın birçok aileyi yıktığını aktaran Hatiboğlu, aile desteğinin ve teşvikinin çok büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor ve ekliyor: “Kişinin çabası, tedavi olmak istemesi en önemli unsur.”

tarafından

Raphael JavaScript Kütüphanesi

Kütüphane: Raphael JS
Versiyon: 1.0
Deneyim: Başlangıçdan Orta Seviyeye
Yaklaşık Uygulama Süresi: 30 Dakika

1. Hazırlık

İşe Raphael JavaScript Kütüphanesini indirerek başlayalım. Açılan pencerede, ekranın sağ üst köşesindeki sıkıştırılmış ve sıkıştırılmamış seçeneklerinden sıkıştırılmamış olanı indirin. Başlangıç olarak sıkıştırılmamış versiyonu indirmekle, dökümantasyondan daha net şekilde faydalanabilirsiniz. Okumaya devam et

tarafından

Çürük Web Tasarımcı

SanalKurs
Yazar: Mehmet Doğan
Eklenme: 20.10.2006

Bazen web site sahibi olmak isteyen şirket/kurumlar beni çok şaşırtıyor. Bizler evimize meyve bile alırken daha dikkatli davranıyoruz; kavunun altını kokluyor, elmaları evirip çeviriyor, papaz eriğini yere atarak “çatlama testi” yapıyoruz (en azından yapanlar var). Fakat iş web tasarımına gelince, “ucuz olsun da ne olursa olsun” mantığı ile hareket ediyoruz. Peki web tasarımı hizmeti satın alırken nelere dikkat etmeli? Çürük web tasarımcıyı ele veren ipuçları var mı? Tasarımcının altını koklayamayacağımıza -ve bazen istesek bile- yere atıp “çatlama testi” yapamayacağımıza göre, nelere dikkat etmeli? İşte aklıma gelen ilk 20 ipucu:

1. Kitaplığındaki tek kitap “HTML’den kim korkar?” ise
2. Eğer önceden belirlenmiş bir web tasarım fiyat listesi varsa
3. Sizden, çalışmaya başlamadan önce istedikleri yalnızca şirketinizin logosu ve ana sayfada yer alacak linkler ise
4. Şirketinizin hedef ve amaçlarında konuşmak yerine daha çok teknolojiden konuşmayı tercih ediyorsa
5. Sitenizin kullanıcıları ile ilgili tek bir soru bile sormuyorsa
6. Her beş kelimeden biri 3 harflik kısaltmalardan oluşuyorsa
* Ana yüz PHP ve CSS olsun, arka planda ise alt yapısı ROR olan RSS destekli bir CMS yapabiliriz. Ayrıca XML verilerinizi açarak API olanağı sağlayabiliriz. Ne dersiniz?
* THX, BYE!
7. Sizden daha fazla konuşuyorsa
8. Web tasarım şirketinin logosu ya da sloganı içinde “ucuz” kelimesi yer alıyorsa
9. Aradığınızda telefonlara annesi cevap veriyorsa
10. “Tasarım bitince biz size haber vereceğiz” diyorsa
11. “Size 3 değişik tasarım yapacağız, beğendiğiniz birini seçeceksiniz” söylemi bu web tasarım şirketinin takip ettiği tasarım süreci ise
12. Yaptığınız toplantının herhangi bir kısmında “Ben eski toprak tasarımcıyım. Ben halen notepad kullanır, el ile kodlarım” diyor ve bununla gurur duyuyorsa
13. Tasarım için kullandığı programları/araçları, PCNet dergisinin verdiği ücretsiz CD’lerden edinmişse
14. Tasarım portföyü, amcaoğlunun hırdavatçılık şirketinin websitesinden oluşuyorsa
15. Tasarımdan anlamıyorsa
16. Anladığı tek şey tasarım ise
17. Pazarlama dendiğinde aklına ilk gelen şey, üniversite yıllarında sattığı t-shirtler ise
18. Sitesinin “Hizmetler” kısmındaki hizmetlerden biri “Flash Tabanlı Introlar” ise
19. Yaptığı tasarımlar içinde en çok gurur duyduğu fonksiyon “farenin sağ düğme tıklama engeli” ise
20. Kullanılabilirlik , erişilebilirlik, kullanıcı deneyimi dediğinizde “programcıma bir sorayım bakim yapabilecek mi?” cevabını alıyorsanız

…arkanıza bile bakmadan kaçın! Sizin aklınıza başka şeyler geliyor mu?

Yorumlardan Ek:

21. E-Ticaret Sitesi Yaptırıyorsanız ve size ben eskiden hacker dım diyorsa. “Flood Saldırı 🙂 tek bildiği o da programla”
22. Şirketinize Dijital Kimlik Tasarlatıyorsanız ve tasarımcı ben donanımdan iyi anlarım diyorsa. “KAÇIN!!!”
23. Her şeyi normal ama diğer fiyat aldığınız yerlerin ço altında fiyat veriyorsa ve sizde buna kapılıp sitenizi yaptırdıysanız bitmeden şöyle bir Template Sitelerine göz atın. “Aaa Benim sitemden 10/100/1000000 tane ”

24. İsteklerinizin hepsine yaparız abı hallederiz abı o kolay abı.Diye cevap veriyorsa…
25. Başkası olsa bu fiyata yapmam rakıiplerinin web sitelerinden daha iyi olacak böyle bir site görmedin tarzında konuşursa.

tarafından

Çürük Müşteri

SanalKurs.net
Yazar: Mehmet Doğan
Eklenme: 10.02.2007

Bundan birkaç ay önce, şaka ile karışık, ama gerçeklerden çok uzak olmayan, Çürük Tasarımcı diye bir yazı yazdım. Bazı kesimler beğendi, bazıları ise “hadi canım oradan!” dedi. Ama hemen hemen herkes, “Çürük tasarımcı var da çürük müşteri yok mu sanki?” dedi.

Peki web tasarımı hizmeti verirken nelere dikkat etmeli? Çürük müşteriyi ele veren, zamanınızı boşa harcadığınızı gösteren ipuçları var mı? Yoğun istek üzerine 🙂 aklıma gelen ilk 21 ipucu:

  • – Size websitesini neden istediğini, ne görev yapacağını anlatmadan önce “Site büyük değil. Bir ana sayfa, bir hakkımızda bir de iletişim. O kadar! 3 sayfalık bir site kaça olur?” gibi fırından ekmek isteyen bir kişinin edasıyla konuşmaya başlıyorsa,
  • Websitesi için içerik istediğinizde size “Vallahi olayımızı biliyorsun! Yaz sen bir şeyler, bu işin ustası sensin” diyorsa,
  • Tasarım içinde önemli bir yeri olan beyaz boşluklara bakıp, “Niye ziyan ediyorsun canım bu kısmı! Bak burası boş duruyor! Oralara da bir şeyler koyalım söyle cici bici” diyorsa,
  • Şirketin logosunu, kartvizitten taramanızı istiyorsa,
  • Muhasebe bürosu için website yapmanızı isteyip, bir de ana sayfaya “Namaz saatlerini falan da koyalım, ilginç ve yararlı olur” diyorsa,
  • Size istediğiniz ücret yerine “Bak gelirden pay versem sana daha iyi olmaz mi? Bu site çok para kazanacak” diyorsa hatta daha da kötüsü “Sen bunu ucuza yap, bak benim çevre geniş, sana çok müşteri gönderirim ben” ile işi bedavaya getirmeye çalışıyorsa,
  • Sitenin açıldığının ikinci günü sizi telefon ile arayıp, siteyi Google’da bulamadığını söylüyorsa,
  • Gösterdiğiniz birkaç prototipten sonra size “şu bana gösterdiğin o ilk tasarım ile ikinci tasarımın renklerini bir karıştırıp, üçüncü tasarımdaki resimleri ve menüyü kullansak çok daha iyi olacak” adlı ortaya “tasarım salatası” istiyorsa,
  • Aklındakileri öğrenmek istediğinizde kendi işiyle alakalı olmayan bir eczane, bir kuyumcu bir de Amazon websitesini gösterip “Bunlara benzer bir şeyler yap işte. Bu siteler benim çok hoşuma gidiyor” diyorsa,
  • “Sen şöyle cıvıl cıvıl, yanar-döner kayan yazılı falan bir sayfa yap bana” diye işi geçiştirip, olayı kavrayamıyorsa
  • Her istediğiniz bilgi, görsel, içerik için size başka bir şirketin websitesinin adresini veriyorsa,
  • “Senin bu yaptığın tasarımı benim eşim hiç sevmedi” cevabıyla size anlamsız, gereksiz ve nedensiz geri-bildirimde bulunuyorsa
  • Size renk paleti olarak, yeni döşediği ofisin mobilya ve duvar renklerini veriyorsa,
  • Web tasarımını yalnızca dekorasyon ve yalnızca tasarım sanıyorsa,
  • Tutkal satan şirketi için, Amazon’daki birçok fonksiyonu istiyorsa: “Bak şu tutkalı alanlar, bu tutkalı da alsın dese site. Ne güzel olur değil mi?… İyi fikir değil mi?”,
  • İlk görüşmeden sonra size “Bak ben bu bilgisayar işlerinden anlamam, benim oğlum iyi bilir bu işleri” diyerek, 13 yaşında, tek ilgisi sanal chat ve MySpace olan oğlunu sizin muhatabınız yapıyorsa,
  • Şirketindeki bütün broşürleri getirerek, “İşte kardeş, site böyle bir şey olacak” diyorsa,
  • Çalışmaya başladıktan bir hafta sonra sizi telefonla arayıp “kusura bakma birader, ben başka bir tasarımcı buldum ucuza. O yaptığın tasarımları şu vereceğim emaile bir yolla sen” diyorsa,
  • Google’a, YouTube’a ve Amazon’a bakıp, her açılan sitenin hemen para kazanacağını zannediyorsa,
  • “Çok acelemiz var. Bu ayın sonunda hemen bu siteyi açmamız lazım” diyor, sizi işe başlatıyor fakat sonra tasarım ile ilgili bir şeyler sorduğunuzda/istediğinizde telefon ve emaillerinize zamanında cevap vermiyorsa,
  • “Bir kullanıcı araştırması yapsak, siteyi test etsek” dediğinizde size “Ya ne gereği var şimdi? Ben müşterimi tanımıyor muyum sanki? Ben onların ne istediğini çok daha iyi biliyorum. Şu benim ana sayfadaki fotoğrafımı biraz daha büyültebilecek misin bu arada?” cevabını veriyorsa,

Arkanıza bile bakmadan kaçın! Sizin aklınıza başka şeyler geliyor mu?